|
AB'de emisyon ticaret sistemi ve karbondioksit vergisi
26/04/2008 (116 kişi okudu)
AYŞE UYDURANOĞLU ÖKTEM Küresel iklim değişikliği, yol açacağı çevre felaketleri nedeni ile son yıllarda en çok tartışılan çevre problemlerinden biri haline gelmiştir. Küresel iklim değişikliğine, sanayi devrimi ile başlayan fosil yakıtları kullanımının yol açtığı artık herkes tarafından bilinmektedir ve maalesef enerjiye olan talep, fosil yakıtları tarafından karşılandığı sürece küresel iklim değişikliği tehdidi kötüleşerek devam edecektir. Fosil yakıt kullanımı karbondioksit (CO2), metan, nitrik oksit ve ozon gibi gazların emisyonuna yol açmaktadır. Ve bu gazlar sera etkisi yarattıkları için sera gazları olarak adlandırılmaktadır.Küresel iklim değişikliği tehdidi, 1979 yılında Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından düzenlenen Birinci Dünya İklim Konferansı'nda dile getirilmiştir. Bundan sonra çeşitli uluslararası organizasyonlar soruna dikkat çekmeye ve çözümüne yönelik önlemlere vurgu yapmaya başlamıştır. Küresel iklim değişikliği tehdidine karşı alınabilecek en etkili yöntem, sera gazları emisyonunu kontrol altına alarak azaltmaktır. CO2, sera gazları emisyonu içinde sahip olduğu yüzde 50 pay ile en çok tartışılan sera gazı haline gelmiştir. 1988 yılında Toronto'da düzenlenen konferansta, hükümetlerden ve endüstriden CO2 emisyonunu 2005 yılına kadar 1988 seviyesinin yüzde 20 altına çekmesi istenmiştir. Daha sonraki önemli adım ise, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde 1992 Rio de Janeiro'da yapılan İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi olmuştur. Ve orada da en etkili yöntemin, soruna yol açan sera gazları emisyonunun kontrol altına alınması olduğu belirtilmiştir. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi gereği ortaya çıkan önemli yapılanma Taraflar Konferansı'dır ve her yıl düzenli olarak toplanarak, gelişmeleri değerlendirirler. İlk olarak 1995 yılında Berlin'de toplanmışlardır. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nden sonra en önemli adım sayısal hedefler içeren ve bağlayıcılığı olan, 3. Taraflar Konferansı'nda kabul edilen Kyoto Protokolü'dür.
Gelişmişlik düzeyi
Kyoto'ya AB onayı
Maksimum emisyon
|
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









