AKP’ye haksızlık etmeyelim CHP, MHP, ANAP, DYP’de böyle bir gelişme tasavvur edilebilir mi
İşte demokrasi bu!
Böyle bir ters oylamayı ülkemizde bekleyebilir miyiz? Haşa!
Düşünün, Başbakan benzer bir konuda Meclis’ten adeta yalvararak yardım istiyor ama isteği AKP oyları ile reddediliyor.
AKP’ye haksızlık etmeyelim; CHP, MHP, ANAP, DYP’de böyle bir gelişme tasavvur edilebilir mi?
Ama gerçek demokrasilerde başkanlar, yanlış doğru, reddedilebiliyorlar!
Edibe
Sözen’in tebrik kartının lidere yalakalık numunesi olarak tarihe
geçtiği bugünlerde 133 Cumhuriyetçi Parti üyesi Başkan Bush’a:
1) Biz senin ağzına bakan kapı kulları değiliz.
2) Zaten bu Meclis’e kendi bilek gücümüzle geldik.
3) Bizim seni aşan kendi prensiplerimiz var, diyebiliyor.
Kimse bana bizim ünlü 1 Mart tezkeresini örnek göstermesin.
O tarihteki Başbakan Abdullah Gül AKP grubunda oylamayı
"vicdanlara"
teslim etmişti!
1 Ekim 2008
culsever@hurriyet.com.tr
Kapitalizmin en kara günü (mü?)
ABD’de
büyüyen ekonomik krize karşı devlet müdahalesi oluşturmak için Başkan
Bush’un Kongre’den istediğ 700 milyar $’lık bütçe Temsilciler
Meclisi’nde takıldı.
"Wall Street’i kurtarma planı olarak anılan tasarı, 205 evet oyuna karşılık 228 hayır oyu ile reddedildi. Çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçiler’den oylamada 66 evet, 133 hayır oyu çıktı. 141 Demokrat tasarıya evet derken, 94’ü hayır yanıtı verdi." (Hürriyet- 30.09.08)
Oylama gününü kapitalizmin en kara günü olarak görenler olduğu gibi krize müdahaleyi kapitalizmin sonu, Karl Marx’ın kehanetlerinin doğru çıkması şeklinde yorumlayanlar oldu.
Ben de "Bir Liberal Olarak Özeleştiri"
başlıklı yazımda (25.09.08) kapitalist sistemin krizlerden muaf
olmadığını ama bir liberal olarak serbest piyasa ekonomisinin
kendiliğinden krizden çıkabileceğine dair düşüncemde yanıldığımı
yazdım.
Piyasanın kendi kendini tedavi edebileceğini düşünen Friedman ekolünün öngörüsünün doğru çıkmadığını, piyasaya zaman zaman müdahale gerekebileceğini söyleyen Keynes ekolünün geri dönüş yaptığını vurguladım.
* * *
700
milyar dolarlık müdahalenin Temsilciler Meclisi’nde reddedildiği 29
Eylül günü kapitalizmin en kara günü mü olduğunu pek bilemem ama
dünyanın en güçlü insanı George W.Bush’un en kara günlerinden birisi olduğu kesin.
Oylama tekrar yapılacak ama ABD’nin en önemli krizlerinden birisi yaşanırken Bush’un yardım isteği Temsilciler Meclisi’nde reddedildi!
* * *
Ancak, başka bir açıdan bakarsak kapitalizmin veya Bush’un en kara gününün aynı zamanda demokrasinin en ak günlerinden birisi olduğunu görüyoruz!
Tüm
yürütme erkini elinde tutan ABD Başkanı adeta yalvararak Kongre’den bir
yetki istiyor ama bu yetki kendi partisi tarafından verilmiyor.
Tasarıyı
Cumhuriyetçiler 133’e karşı 66 oyla (oylamaya katılanların %67’si)
reddediyorlar, tersine muhalefetteki Demokratlar 94’e karşı 141 oyla
kabul ediyorlar!
İşte demokrasi bu!
Böyle bir ters oylamayı ülkemizde bekleyebilir miyiz? Haşa!
Düşünün, Başbakan benzer bir konuda Meclis’ten adeta yalvararak yardım istiyor ama isteği AKP oyları ile reddediliyor.
AKP’ye haksızlık etmeyelim; CHP, MHP, ANAP, DYP’de böyle bir gelişme tasavvur edilebilir mi?
Ama gerçek demokrasilerde başkanlar, yanlış doğru, reddedilebiliyorlar!
Edibe
Sözen’in tebrik kartının lidere yalakalık numunesi olarak tarihe
geçtiği bugünlerde 133 Cumhuriyetçi Parti üyesi Başkan Bush’a:
1) Biz senin ağzına bakan kapı kulları değiliz.
2) Zaten bu Meclis’e kendi bilek gücümüzle geldik.
3) Bizim seni aşan kendi prensiplerimiz var, diyebiliyor.
Kimse bana bizim ünlü 1 Mart tezkeresini örnek göstermesin.
O tarihteki Başbakan Abdullah Gül AKP grubunda oylamayı
"vicdanlara"
teslim etmişti!
* * *
Kimimiz
liberalizmi, kimimiz sosyal demokrasiyi, kimimiz sosyalizmi, kimimiz
İslami düzeni savunabiliriz. Hepimiz bazen haklı, bezen haksız çıkarız.
Ancak, demokrasiyi içlersek, yanlıştan dönme şansımız her zaman olduğu için, ülke adına en doğrusu hep bulunur.
* * *
Eminim, ABD demokrasisi de hem kendisi hem de dünya için en doğru çözümü eninde sonunda bulacaktır!
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









