Berlusconi'yle demokrasi olmaz The Economist'in eski editörü, 16 Nisan 2008
Berlusconi'yle demokrasi olmaz The Economist'in eski editörü, 16 Nisan 2008
Berlusconi'yle demokrasi olmaz The Economist'in eski editörü, 16 Nisan 2008
Berlusconi'yle demokrasi olmaz The Economist'in eski editörü, 16 Nisan 2008
Berlusconi'yle demokrasi olmaz The Economist'in eski editörü, 16 Nisan 2008
|
Berlusconi'yle demokrasi olmaz
18/04/2008 (186 kişi okudu)
BIll Emmott Kabul etmeliyiz ki, karşımızda hünerli biri var. İtalya'yı Batı Avrupa'nın en yavaş büyüyen ekonomisi haline getiren beş yıllık hükümetinin yıkılmasının üzerinden iki sene bile geçmeden, 71 yaşındaki Silvio Berlusconi'nin genel seçimlerde zafer elde etmesi ve üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturması epey etkileyici. Bu durum onun esnekliğinin olduğu kadar, şaka ve tahriklerle dolu bir kampanyanın da kanıtı. Fakat Berlusconi'nin zaferi demokrasiyi önemseyen herkes için epey sorunlu bir durum da arz ediyor.Zira, şüphe götürmez kişisel çekiciliğine ek olarak, Berlusconi bazı mühim avantajlara da sahipti. İtalya'nın açık ara en zengin adamı; özel televizyonculuktaki neredeyse tekel konumundan, devasa yayıncılık imparatorluğundan ve diğer pek çok avantajdan faydalanıyor. Medyaya bir parti lideri tarafından böylesine hükmedilmesi, Batı Avrupa'daki başka herhangi bir ülkede demokrasinin kabul edilemez ihlali olarak değerlendirilirdi. Aslında İtalya AB'ye aday bir ülke olsa, gücün bu biçimde bir yerde toplanması engel yaratırdı. Ancak İtalya 1957'deki kurucu AB üyelerinden biri olduğundan, ne diğer Avrupalı hükümetler ne de Avrupa Komisyonu bu konuyu gündeme getirmeye cesaret edebildi.
Rai muhabirlerini korkuttu bile
AB liderleri direnmeli
|
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









