Roman olsaydı inanmazdınız
Hakkari Yüksekova’da çobanlık yaparak geçimini sağlayan İrfan Töreci, girilmesi en zor fakültelerden biri olan Hacettepe Tıp’ı kazanarak
aliesinin ve köyünün gururu oldu.
Töreci’yi beş yaşında elektrik çarpmış.
Geç ve yetersiz müdahale nedeniyle kolunu kaybedince doktor
olmaya karar vermiş ve ders kitaplarını sürüsünü güderken bile yanından ayırmamış
İrfan Töreci, tek koluyla ÖSS başarı sıralamasında son
sıralarda yer alan Hakkâri ilinden Türkiye'nin en yüksek puanla öğrenci
alan tıp fakültesine yerleşti. Kerpiç evde tek kollla çobanlık yaparak
bu başarıyı gösteren İrfan herkesin ilgi odağı oldu. Bir yandan
çobanlık yapan bir yandan da ders çalışan İrfan gittiği her yere
beraberinde çalışma kitaplarını götürdü.
1994 yılında, beş
yaşındayken elektrik çarpması sonucu kolunu kaybettiğini belirten
Töreci, “O yıllardaki doktorsuzluktan kaynaklanan geç müdahalenin
etkisiyle kolumu kaybettim. Ancak bu durum hayata tutunmamı
engelleyemedi. Ve kendime tıp idealini seçmemde etkili oldu.
İlköğretimi birincilikle bitirip OKS Sınavında Van Alparslan Anadolu
Öğretmen Lisesi'ni kazandım. Bir dönem orada okuduktan sonra Yüksekova
Süper Lise'ye geçtim. Liseyi de birincilikle bitirdim. Lise son sınıfta
okulla beraber Yüksekova Sınav Dergisi Dershanesinde ÖSS'ye
hazırlandım. Sınavda SAYISAL 2 alanında 355 puan aldım. Okul
birinciliği kontenjanından 371 taban puanı ile kapanan Hacettepe
Üniversitesi İngilizce Tıp bölümüne yerleştim” dedi.
MADDİ DESTEK LAZIM
• Başarıya ulaşmak için çok büyük çaba sarf ettiğini belirten Töreci,
“Hiç kimse başaracağıma inanmıyordu.
Ama disiplinli bir çalışma şekli
izledim ve başardım. Günde yaklaşık 10 saat çalışıyordum. Rehberlik
öğretmenlerimden bol bol destek aldım. Buralara sahip çıkılsa çok daha
büyük başarılar elde edilir. İmkansızlıktan dolayı okuyamayan birçok
arkadaşım var” dedi.
Bir kolundan yoksun olmasının azmini
arttırdığını belirten Töreci, kolunun bu durumundan dolayı çevresinden
olumsuz tepkiler almadığını bunu da doğudaki kültüre bağladığını
belirtti. Ancak üniversitedeki ortamdan ve çevrenin algısından dolayı
biraz da olsa endişelerinin olduğunu söyledi.
Törecinin şimdi bir
tek engeli var. Bu sosyal sorunları kolay aşabileceğini söyleyen Töreci
asıl sorununun maddi olduğunu, bir destek göremezse ailesinin kendisini
okutabilecek durumda olmadığını belirtti. 12 kişilik ailede babasının
çiftçilik yaparak geçimlerini sağladıklarını söyleyen Töreci, Hacettepe
Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde de bir abisinin okuduğunu,
ailesinin maddi olarak bu yükü kaldırmasının imkan dahilinde olmadığını
ifade etti.
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









