fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
çoban klasik okuma  ceza ile okula başladı yazılı resim Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.gökyüzü kadar kırmızı 2006 nufüs huviyet cuzdanı kara lastik hareketi kara lastikli aysun convers kara lastik kardeşliği coban ali kara lastik coban ali bila kayd u şard "ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR'' GAZİANTEP - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi. Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu. Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi. Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor. Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz." Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle: * ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.'' * ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...'' * ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.'' * ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.'' * ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.'' ikibucukliramustafa ikibucuklira inönü Banner Maker

Banner Maker kırmızı beyaz poem poetry

 
Oct
05
    

 

Ortadoğu Dörtlüsü Filistin’e zarar


05 10 2008
document.write(); Rami G. Huri

2002’de büyük umutlarla kurulan Ortadoğu Dörtlüsü, ABD ve İsrail’in temsilcisi gibi davranıyor.

Dahası, 21 saygın yardım kuruluşunun hazırladığı rapora göre, Dörtlü’nün Filistinlilerin günlük yaşam koşullarını geliştirmek üzere el attığı 10 temel alanın beşinde durum fiilen bozuldu

Modern Ortadoğu diplomasisindeki en büyük umutlardan ve müteakip hüsranlardan biri, son beş yıldır Filistin-İsrail barış çabalarını izleyeceği, bunlara önderlik edeceği ve destek vereceği varsayılan dört büyük uluslararası gücün oluşturduğu ‘Dörtlü’ oldu. Rusya, ABD, AB ve BM’yi kapsayan grup, 2002’den beri sadece barış sürecini geliştirmede başarısız olmakla kalmadı; şaşırtıcı bir biçimde iki tarafın (AB ve BM) siyasi güvenilirliğini ve etkisini de tüketti.
Bugün Filistin’de çalışan 21 saygın uluslararası yardım kuruluşunun oluşturduğu koalisyonun, görevinde başarısız olduğu ve diplomatik alanı tehlikeli bir biçimde lidersiz bıraktığı için Dörtlü’yü alenen eleştirmesi hiç şaşırtıcı değil.

Yerleşimler katlanarak artıyor

Oxfam, Save the Children, Care, Christian Aid ve World Vision’ın dahil olduğu bu kuruluşlar, Dörtlü’nün Filistinlilerin günlük yaşam koşullarını geliştirmek üzere el attığı 10 temel alanın beşinde durumun fiilen bozulduğunu belirtiyor. Kasımda başlatılan Annapolis barış sürecinden beri koşullar çoğu Filistinli için daha da kötüleşti. Örgütler, Dörtlü’nün işgal topraklarında yerleşimler inşa etmeyi sürdüren İsrail’i hiçbir şekilde suçlamadığını ve Filistinlilere yönelik seyahat kısıtlamalarının da arttığını ekliyor.
Christian Aid Başkanı Dalip Mukarji, Annapolis sürecinin başlatılmasından kısa süre sonra ‘yerleşimlerde katlanarak artan bir büyüme, ilave kontrol noktaları ve -bu yüzden- daha fazla ekonomik durgunluk gördüklerini ve Dörtlü’nün, Ortadoğu barış sürecindeki etkisini kaybettiğini’ ifade ediyor.
Dörtlü, gerçekten tarafsız bir barış aracı olsaydı, her şey çok daha farklı olurdu. Geçmişe bakıldığında, Dörtlü’nün, öncelikle İsrail çıkarlarını gözeten Amerikan hâkimiyetindeki diplomatik süreci gizleme amaçlı yeni bir kılıf olduğu görülüyor. Bu, ilk olarak Dörtlü’nün yerleşimlerin genişlemesine dair sadece sözlü eleştirilerde bulunup, bu konuda hiçbir eyleme girişmemesinde, bununla birlikte Filistinlilere karşı daha sert tavır takınmasında göze çarpıyordu.


Dörtlü’nün 2006 başında Hamas’ın seçim zaferi karşısında İsrail’in tepkisine destek veren tutumu, çifte standardın ta kendisiydi. İsrail ve ABD’nin koşullarını kabul etmedikçe Hamas’la anlaşmayı reddetti. Ancak bunun karşısında İsrail’den kendi adına uluslararası hukuka ve BM kararlarına riayet ederek Filistinlilere karşı aşırı şiddet uygulamamasını istemedi.


Son yıllarda, AB ve BM yetkilileriyle görüşmelerimde birkaç kez Dörtlü’nün etkisizliğini ve İsrail yanlısı tumumunu gündeme getirdim ve neden başarısızlığı kanıtlamış bir kurumdan çekilmediklerini sordum. Hepsi bir örnek verilen cevaplar etkisizdi: ABD’nin İsrail yanlısı eğilimini etkilemeye ve yumuşatmaya çalışırken Dörtlü’nün içinde olmanın daha iyi olduğunu öne sürdüler. Oysa bu hedefin bir hayal olduğu kanıtlandı. Dörtlü gibi dürüst olmayan bir kurumun, özel temsilcisi olarak, ‘Politik Sahtekârlıkta Diplomatik Olimpiyatlar Altın Madalya Sahibi’ eski Britanya Başbakanı Tony Blair’i ataması da tencere kapak misali bir durum.


Dörtlü toplanmayı sürdürüyor ve hiçbir şey yapmıyor, bu arada çoğu Filistinli için şartlar daha da vahim hale geliyor ve İsrail, Filistin toprağını çalmaya ve sömürgeleştirmeye devam ediyor. AB ve BM bir zamanlar fark gözetmeden hem İsrailliler hem de Araplar açısından en iyi olanı bulmak için samimiyetle çalışan güvenilir arabuluculardı. Bugünse tarafsızlık ve güven telkin eden enerjilerini kaybederek, Ortadoğu’yu tehlikeli bir biçimde hem güvenilir hem de etkili olan güçlü uluslararası aktörlerden mahrum bıraktılar.


İsrail sömürgeciliğine ve onun Amerikan muhafızına kılıf sağlamaya devam etmelerinin sonuçlarını düşünmesi gereken AB ve BM, bu 21 örgütün yerden yere vuran raporunu ele almalı. AB ve BM vakit kaybetmeden Dörtlü’nün başarısızlıkla sonuçlanan cesur bir girişim olduğunu ilan etmeli ve bölgede yapıcı rol oynama kabiliyetlerine iyice halel gelmemesi için oluşumdan derhal çekilmeli.

AB ve BM derhal çekilmeli
Onların çekilmesi, Amerikan-İsrail maskaralığının bölgedeki tüm potansiyel oyuncuların diplomasisini belirlemesine izin verilmesinden endişelenen kesimlere güçlü sinyaller gönderir. Dörtlü prensipte iyi bir fikirdi - güçlü bir oluşumun tarafları fark gözetmeden sözlerine sadık kalmaya ve müzakere edilmiş bir barışa doğru ilerlemeye zorlaması amaçlanıyordu. Pratikte başarısız oldu, zira samimi, ciddi ya da tarafsız değildi.


Uluslararası yardım kuruluşları en azından öz saygıya ve bunu yüksek sesle söyleyebilecek cesarete sahip. AB ve BM aynı yolu pekâlâ izleyebilir ve böylece itibarını biraz olsun geri kazanabilir. Doğruluk ve dürüstlük hâlâ önemini koruyor ve bunlar şimdi gösterilmeli, daha sonra da bizi kaba kuvvetle hizaya getirmeye çalışan egemen sahtekârlara karşı kullanılmalı.

(Ortadoğu merkezli internet sitesi, Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne bağlı İssam Faysal Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü direktörü, 30 Eylül 2008)

 



"Ortadoğu Dörtlüsü Filistin’e zarar Ortadoğu merkezli internet sitesi, Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne bağlı İssam Faysal Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü direktörü, 30 Eylül 2008" 0 yorum yapılmış