Türk CERN’ü ihaleye çıkıyor
Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin (CERN) benzeri için ay sonunda ihaleye çıkılacağı açıklandı. Ankara Üniversitesi’nin Gölbaşı Yerleşkesi’nde kurulacak merkezde ileri teknolojik araştırmalar yapılacak
Türkiye, İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nde (CERN)
yürütülen bilimsel araştırmaların benzerlerinin yapılacağı bir merkezin
yapımı için ay sonunda ihaleye çıkıyor. DPT desteğiyle kurulacak “Türk
Hızlandırıcı Merkezi”nin enstitü ve laboratuvarları faaliyete
geçtiğinde, yüksek enerjili elektron ile proton hızlandırıcıları
bulunacak, parçacık ve nükleer fizik başta olmak üzere pek çok alanda
ileri teknoloji araştırmalar yürütülecek.
TÜRK CERN’Ü •
Kurulum çalışmalarına 2006’da başlanan merkezde, her biri Türkiye için
ilk olacak dört büyük hızlandırıcı tesisinin planlandığını belirten
proje koordinatörü Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü’nden
Prof. Dr. Ömer Yavaş, bunları parçacık fabrikası (parçacık
çarpıştırıcısı), sinkrotron ışınımı tesisi, serbest elektron lazeri
tesisi, proton sinkrotronu olarak sıraladı. Yer aldığı coğrafyada bir
ilk olacak merkez için çalıştıklarını vurgulayan Yavaş, bunun her
açıdan Türkiye’nin CERN’ü anlamına geldiğini söyledi.
Yavaş, kurulum
aşamasında TAEK ve TÜBİTAK gibi kuruluşların desteğinin yanı sıra başta
CERN (İsviçre) olmak üzere Almanya’nın en önemli hızlandırıcı
merkezleri olan DESY (Hamburg), BESSY (Berlin) ve FZD (Dresden) ile bu
amaçla imzalanmış işbirliği anlaşmalarının büyük önem taşıdığını
söyledi. Yavaş, merkezin üniversitenin Gölbaşı Kampüsü’nde kurulacağını
açıkladı. Maliyeti yaklaşık 350 milyon YTL olarak öngörülen merkez,
2020’li yılların başında tamamlanacak.
Çalışmaları 1997’de başlayan
proje, Prof. Dr. Yavaş ve Prof. Dr. Saleh Sultansoy tarafından
yürütüldü. Proje, 2006 başından bu yana 10 üniversitenin işbirliği ile
Yavaş’ın yürütücülüğünde sürdürülüyor. Projeye Ankara Üniversitesinin
yanı sıra Boğaziçi, İstanbul, Doğuş, Gazi, Uludağ, Dumlupınar, Erciyes,
Niğde ve Süleyman Demirel üniversitelerinden 75 araştırmacı katılıyor.
UÇAK KAZASINDA ÖLMÜŞLERDİ •
Projenin Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde düzenlenen dördüncü
çalıştayına katılmak üzere yola çıkan proje üyesi altı fizikçi, 30
Kasım 2007’de Isparta yakınlarındaki uçak kazasında hayatını
kaybetmişti. Kazada yaşamını yitiren Boğaziçi Üniversitesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Engin, projede önemli görevler üstlenmişti.
Diğer Yaşam Haberleri:
- Onların zulaları bedenleri
- ‘Şiddet mağduruydum, öldürdüm’
- Vicdanı madendeki hayalete yenildi
- Son uyarı: Ilısu’ya kredi yok
- Rapor tamamlandı: Aileler dava açıyor
- Kardeş köylerin ayrılığını İçişleri Bakanlığı çözecek
- İstanbul’da kobradan zehirli engerek bulundu
- Pippa’yı kim düşündü ki annesini düşünsün
- Kedi zevkine göre villalar
- O 2500 kişiden biri siz misiniz
- Marmaris’te çevre katliamı
- Altının varsa akrabana güvenme
- Dostu yaşasın diye canını feda etti
- Devletin hastanesi bile çürük
- Faruk Kalkavan Kıbrıs’ta Vasil olmuş
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









