BU GÜN
Süleyman Yaşar
"Yolsuzluk yok, vatandaş çalıyor"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün ekonomi üzerine yaptığı basın toplantısında küresel krizin Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyeceğini ama bu etkinin ekonomimiz dış şoklara dayanıklı olduğu için sınırlı kalacağını belirtti.
Başbakan Türkiye ekonomisi’nin yavaşlayan büyüme hızının Güney Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi ile hızlanacağını belirtti.
Ekonomik büyüme hızının 2007’nin son çeyreğinde ve 2008’in ikinci çeyreğinde tarım kesimindeki daralmadan dolayı hız kaybettiğine şahit olduğumuz için Başbakan’ın sözünü ettiği projeler son derece önemli. Eğer bu projelerde aksama olamazsa ekonomimizin büyüme hızı yüzde dört oranının altına düşmez. Böylece daralan küresel ekonomik koşullarda yüzde dört oranında büyüme hızı Türkiye için makul sayılabilir.
Gelelim yolsuzluklara... Başbakan dün yaptığı basın toplantısında sorulan bir soru üzerine çarpıcı açıklamalar yaptı. Başbakan “Yolsuzluklar olmadığı için ekonomi iyi. Eğer yolsuzluk olsaydı 2002 yılında 230 milyar dolar olan ulusal gelir 2008 yılında 657 milyar dolara çıkmazdı” dedi. Ayrıca geçmişte hükümetlerin yolsuzlukları örtmek için para bastığını AKP hükümetinin karşılıksız para basmadığını belirtti.
Başbakan yine bir soru üzerine “yeni vergi olmadığını” söyledi ve ardından kayıt dışı ekonomiyi bir türlü önleyemediklerini belirtti. Vergi oranları düştüğü takdirde kayıt dışının azalacağı ve vergi gelirlerinin artacağını düşündüklerini ama vergileri indirince tam tersine vergi gelirlerinin artmadığı ileri sürdü.
Başbakan, özellikle SSK primlerinde kayıt dışının yaygın olduğunu, çalışanların dörtte birinin kayıtlı gösterildiğini bu yapının SSK primini ve vergilerini tam olarak ödeyen girişimciyi rekabet edemez hale getirdiğini belirtti.
Başbakan “vergi ve SSK primlerini ödemeyenlerin milli haklardan hırsızlık yaptığını” söyleyerek doğru bir tespitte bulundu. Fakat bu noktada kamu da yolsuzluğun olmadığı buna karşın vatandaşın SSK primlerini ve vergilerini tam ödemeği görüşünün pek de tutarlı olmadığını söylemek gerekiyor.
Peki, kamu görevlisi göz yummadığı takdirde işveren vergi ve SSK primini nasıl kaçırıyor? Kamu görevlisi iyi izlediği takdirde vergi ve SSK prim kaçağı pek öyle yaygın olamaz. Hatta Başbakan’ın belirttiği gibi çalışan personelin sadece dörtte biri kayda alınıp kalan dörtte üçü kayıt dışı bırakılamaz.
Demek ki kamu kesiminde de milli haklardan hırsızlık yapanlara yardım edenler var. Aksi takdirde “yolsuzluk yok vatandaş çalıyor” gibi bir tespit ortaya çıkıyor. Vatandaş’ın tek başına çalmasının mümkün olamayacağı açık bir gerçek. Demek ki yaygın bir yolsuzlukla karşı karşıyayız.
Diğer Süleyman Yaşar Makaleleri:
- 22.09.2008 - Krizde en güvenilir kurum hangisi?
- 19.09.2008 - Amerikan rüyasının sonu mu?
- 18.09.2008 - Ekonomide ne yapmalı?
- 17.09.2008 - Küresel piyasalarda ne olacak?
- 16.09.2008 - Lehman Brothers niye kurtarılmadı
- 15.09.2008 - Elektrik zammının içyüzü
- 12.09.2008 - Ekonomik kriz çıkar mı?
- 11.09.2008 - Büyüme hızı niçin düştü
- 10.09.2008 - Dert endeksini Erdoğan düşürdü
- 09.09.2008 - Hank Paulson sosyalist mi
- 08.09.2008 - Merkez Bankası faiz indirebilir mi
- 05.09.2008 - 25 bin kitapçı kapandı
- 04.09.2008 - Cari açık nasıl sürdürülebilir
- 03.09.2008 - Türk Lirası’nın Kafkasya riski
- 02.09.2008 - İftar çadırını kim icat etti
- Tüm yazıları
Erzincan'da çobanlık yaparken devlet memuruna hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl kitap okuma cezasına çarptırılan Özkan İlçi, bu sürede dünya klasiklerinden 41 eser okudu. Mahkeme, sanığın, her hafta Emniyet Müdürlüğü'ne giderek okuduğu kitaplardan özet çıkarmasına, bunu gerçekleştirmediği takdirde cezaevine gönderilmesine karar verdi. Bir yıl boyunca bir yandan koyunları otlatırken; diğer yandan kitap okuyan İlçi, cezasını tamamladı ve verilen süre içerisinde toplam 41 kitap okudu. 7-10 günde bir kitap bitiren İlçi'nin hayatı, aldığı ceza sayesinde değişti.

"ÖFKE, İMTİYAZ İSTEYENLEREDİR''
GAZİANTEP -
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için bazılarının, ''öfke dağıtıyor'' şeklinde eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, ''Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir'' dedi.
Erdoğan, partisinin Gaziantep Kadın Kolları 2. kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir zümre partisi değil, ülkeyi bir bütün olarak kucaklayan bir parti olduğunu bildirdi. Erdoğan, ''AK Parti, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinden doğan, milli iradeyi iktidara taşımaktan başka muradı olmayan bir partidir'' diye konuştu.
Hükümetin başarılarından söz eden Erdoğan, partililerin ''AK Parti'ye uzanan eller kırılsın'' şeklindeki sloganları üzerine araya giren Erdoğan, ''Hiç bunlara gerek yok. Demokrasilerde bizim talebimiz, ellerin kırılması olmaz, bizim talebimiz zulüm olmaz, bizim talebimiz şifa dağıtmak olur. Biz kavga için gelmedik, sevgi için geldik. Bizim farkımız bu'' dedi.
Kendilerini anlamak istemeyenlerin olabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben bu aralar bazı televizyon kanallarını zaman zaman izliyorum. Diyorlar ki işte 'Başbakan öfke dağıtıyor, işte Başbakan 'şöyle' diyor, 'böyle' diyor.
Başbakan'ın o öfke dağıttığı anda bile bu ülkeye hizmet vardır. Kusura bakmasınlar yeri geldiği zaman, bu vatandaşın, bu başbakanın öfkesi, bizden adalet isteyenlere değil, imtiyaz isteyenleredir. Bunu da böyle bilin. Çünkü, 5 yıllık süre içinde biz imtiyaz dağıtmadık. Biz imtiyazın sadece millete ait olduğunu bildik ve millete imtiyaz dağıtmaya gayret ediyoruz."
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan ifadeler başlıklarıyla şöyle:
* ''Birileri yaparsa doğru, aynı şeyi bir başkası yaparsa yanlış. Olmaz.''
* ''Sayın Baykal, yeri geliyor, bakıyorsun, ayetler gayet güzel okuyor maşallah. Bazen bakıyorsun, imamı azam, imamı ebu yusuf, bunları da aşıyor, geçiyor. Onlardan da güzel fetvalar filan bunları da söylüyor. Bu meşru, serbest. Ona herhangi bir şey yok, serbest...''
* ''Biz diyorduk ki, ''Bu ülkede, benim ülkemde, bizim vatanımda, başörtülüsü, başı açığı ele ele yürüdükleri gün; büyük Türkiye'dir, güçlü Türkiye'dir, huzurlu Türkiye'dir, istikrarlı Türkiye'dir.''
* ''Ayrımcılığı yapan kim? Ayrımcılığı yapan Baykal zihniyeti. Ayrımcılığı yapan bunlar.''
* ''Niye bu kapıları, bariyerleri birilerinin yüzüne kapamak? Neden? Buna kimsenin hakkı yok. Bunu aştığımız gün çok şeyler başarırız.''









laleler güller günü 1 mayıs









